11.Sınıf Edebiyat Kitabı Sayfa 145 Hazırlık Çalışmaları Cevapları..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

11.Sınıf Edebiyat Kitabı Sayfa 145 Hazırlık Çalışmaları Cevapları..

Mesaj  ~.Tsi Sgili.~ Bir Salı Nis. 20, 2010 5:50 pm

1.edebiyat milletlerin, kültürlerinin ,manevi değerlerinin tarihi kimliklerinin bir sentezi olarak vücut bulur..her millet has bir tarzda edebi eser verir.yazar,sosyal bilinci yerleşmiş,mensubu olduğu milleti tanıyan bir bireydir.dolayısıyla da kimi zaman eleştirerek kimi zaman övgüler dizerek o milleti anlatır.toplumsal taşlamaların çok olduğu toplumların gittikçe batağa saplandığını birçok örnekte görebiliriz.edebiyatçı,sırtına ağır bir yük alır ve gerektiğinde sevilmemek pahasına doğruyu söyler.her ne kadar birçok toplumda yazarlar hak ettikleri değere ulaşamamışlarsa da bu durum ,toplumların kendi kimliklerinden kaçmalarıyla açıklanabilir.çünkü yazar ,kendi öyle istediği için değil,gerçekten öyle olduğu için toplumu eleştirmiştir.edebiyatçı,yaşad ığı topluma kuşbakışı bakabilen kişidir.bizim görmediğimiz dikkat etmediğimiz olayları olguları genel bir perspektiften eserine taşır ve çeşitli sonuçlara götürür.

2.XVIII.yy.dan sonra eski gücünü kaybetmeye başlayan osmanlı devletinde toprak kayıpları başlamış ,vatanlaştırılmış coğrafyaların elimizden çıkma tehlikesi ile karşı karşıya kalınmıştı.osmanlı-rus savaşı ,türk yunan savaşı ,balkan savaşları ,1 dünya savaşı ve milli mücadele ile osmanlı devleti taarruz eden ‘’vatan açan ve açtığı vatanları iskan ve imar eden ‘’bir durumdan toprak kaybeden ,sürekli müdafaa eden eldekini korumaya çalışan geniş osmanlı coğrafyasından anavatana çekilmek zorunda kalan hatta orasını bile kaybetme aşamasına gelen bir duruma gelmiştir.bu durumda osmanlı aydınlarının buna seyirci kalması beklenemezdi.bu bakımdan devrin şair ve yazarlarının milleti gayrete getirecek ,onları mücadeleye çağıracak yazılar yazdığını görüyoruz..


3.hümanizm aydınlanma döneminde ortaya çıkmış bir akımdır.insan merkezli düşünce sistemi olarak adlandırabildiğimiz hümanizmle insana toplum içinde verilen değer arttırılmış eşitlik söz konusu olmuştur.sonrasında yaşanan fransız ihtilali ve sanayi devrimi gibi
gelişmeler hümanizm düşüncesinin dahada gelişmesine ve daha fazla aydın tarafından ele alınmasına olanak sağlamıştır.sanayi devrimi ,iletişim imkanlarını geliştirmiş ,haklarından habersiz yaşan insanlar daha farklı çevreler görerek kendi haklarını talep eder hale gelmiştir.avrupada yaşanan tüm bu gelişmeler insanların özgürlük ve adalet arayışlarında etkili olmuştur.farklı yönetim sitemleriyle şekillenen halk ihtilalleri birçok ülkenin yönetimini değiştirmiştir.daha sonra günümüz yönetim şekli dediğimi ,her bireye seçme ve seçilme şansı tanıyan cumhuriyet ,tüm dünyada en çok rağbet gören yönetim şekli olmuştur.bu yüzden demokrasi kavramı gibi cumhuriyette eski yunan ve roma medeniyetlerinden biri bilinen kavramlar olmasına rağmen yüzyılımızda gerçek anlamada geniş kitleler üzerinde uygulanmaya başlanmıştır.16.yy.da henüz birey kavramı ve vatandaş kavramı ortaya çıkmadığından bu yüzyıl ,cumhuriyet düşüncesi ,için erken bir dönemdir ,bu kavramların tam olarak kabul görmesi gelişmesi ve olgunlaşması çağımızda gerçekleştiğinden cumhuriyet rejimi için çağımızın rejimi demek uygun olacaktır.
avatar
~.Tsi Sgili.~
Admin

Mesaj Sayısı : 136
Rep gucu : 299
Kayıt tarihi : 07/04/10
Yaş : 23

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz